BİR ZAMANLAR RÖNESANS 1 (Karanlığın İçinde ve Kurtuluş Arayışı)

09.Haziran.2021 YAZILAR - YAZARLAR,

(Karanlığın İçinde ve Kurtuluş Arayışı)
(Kilise ve Soylular)


Batı Roma İmparatorluğu' nun yıkılmasından sonra merkezi yönetimin kaybolduğu özelde İtalya'da genelde ise Avrupa'da kilise halk için sığınak ve cazibe merkezi haline geldi.

Kilise zamanla sosyal, siyasi ve ekonomik hayatta etkisini ve nüfuzunu arttırdı.

Bununla da kalmadı bilim ve sanat Oxford, Paris ve Bologna gibi kilisenin kontrolünde olan üniversiteler vasıtasıyla din adamlarının tekeline girdi.
Bilim ancak kilisenin müsade ettiği alan ve gerçeklerle ya da kabullerle sınırlıydı.
Bunun dışına çıkılması engizisyon mahkemelerindeki büyük cezaların göze alınmasıyla mümkündü.

Bu yüzden kilisenin öğretisinin dışına çıkan birçok bilim ve düşünce insanları engizisyon mahkemeleri tarafından çok büyük ve yakıcı cezalara çarptırıldılar. Bir kısmı bilimsel gerçekleri ifade ettikleri için ya da düşüncelerinden dolayı yakılarak veya başka şekillerde idam edildildiler.

Soylular ve ruhban sınıfının dirsek temasıyla halk ezilmeye ve suistimal edilmeye başlandı.

Soylular ve din adamları feodal sistemin saraylarında görkemli ve lüks bir hayat geçirirken halk ağır vergiler altında çok azla geçinmek zorundaydı.

Yerine göre krallar ve soylular halkı ağır vergilerle canından bezdirirken din adamları da endüljansla insanları sadakaya zorluyor ve engizisyon tehdidiyle de insanların dine sadık kalmalarını sağlıyorlardı.
Engizisyon tehdidi o dönemde herkesin başının üstünde sallanan bir kılıç gibi duruyordu.

Ortak mülkiyeti esas alan kilise başkalarina ait malları hazinesine katıyor ve mülkiyet sisteminin tartışılmasını yasaklıyordu.

Kilise gerekli olandan fazlasını istemenin hırs ve günah olduğunu empoze ediyordu.
Halkta mevcut düzende geleceğe dair güven ve umut kalmadı.
Köylü ve çiftçilere cennet vaadiyle zühd telkin ediliyordu.

Zulüm ve haksız uygulamalar karşısında ise Hz İsa' ya atfedilen "bir yanağına tokat vurulursa diğer yanağını çevir" şeklinde sürekli sabır telkinleri bir süre sonra anlamını kaybetmeye başladı.

Diğer taraftan feodal sistemin etkisinin az olduğu şehir devletlerinde faaliyet alanlarını genişleterek yükselmek isteyen yeni kent soylu burjuva, kilisenin kısıtlayıcı ve aşağılayıcı yaklaşımlarından kurtulmak istiyordu.

Şehirlerin yeni yükselen sınıfı olan bu kent soylu-burjuva, paraya ihtiyaç duyan krallar ve asillerden dolayı etkisini, gücünü ve nüfuzunu hergeçen gün daha da arttırdı.

Halk, bilim ve sanat adamları, düşünürler ve burjuvazinin yükselen direnci  soylulara ve kiliseye karşı çok güçlü bir toplumsal taban ve cephe oluşturdu.

Bu durumlar Rönesans için tahrik edici, kamçılayıcı bir rol oynadı.
Bir çözüm arayışı başlamış ve başka bir yol gerektiği anlaşılmıştı.

Esen kalın, arayışta kalın.

23. 05. 2021
Muzaffer Keskin 

 

Dikkat! Yazılardaki tüm hukuki sorumluluk, suç teşil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden dğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen adı yazılı yazara aittir.