İNSAN BEYNİ - GÖZ - ÖLÜM ANI VE BAKARA SÛRESİ

İnsan Beyni ve gözün, ölmeden önce son gördüğü ve kaydettiği bilgilerin 15-20 saniye okunması;

Bakara sûresinde geçen 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73 ayetlerin kısa meâl-tefsirinden sonra konuyla ilgili ilişkisine ve sırlarına değineceğiz. Evet Bakara sûresi insanlığın medeniyete geçişindeki en önemli sûrelerden biridir.

Sûre ismini 67. Ayette geçen Bakara kelimesinden alır. Bakara inek demektir. Burada inek bir semboldür. İnek tevhidin karşısında şirkin sembolüdür. Bakara sûresinin ana konularından biri olan İsrâiloğulları, uzun yıllar Mısır’da köle olarak kalmıve bu arada efendileri olan Mısır yerlilerinin putlarına tapmışlardır. Bu putlardan en önemlisi de Apis Öküzü id. Onlar tarafından öküz Tanrının yeryüzündeki temsilcisi olarak görülürdü. Bu bilgiden yola çıktığımızda, İsrâiloğullarının Mısır’dan hicret etmeleri, şirkten tevhide, kesretten vahdete geçişin sembolüdür. İşte bu sûrenin iniş zamanı da Müslümanların Mekke’den yani eskiden yaptıkları putların bulunduğu yerden Medine’ye geldiğinde onlara ilk hoş geldin diyen sûrelerden biri, bu sûre olmuştur.  O zaman şöyle denebilir; Kur’an’ın en büyük davası nedir; tevhiddir. Tevhidin önündeki en büyük engel nedir; şirktir, kara cahilliktir. Bilim Kur’an’a göre okunursa gerçek kadim bilgiye ve sonuca ulaşılır.

Yukarıda bahsettiğimiz ayetlerin meâl-tefsirleri ile başlayalım;

63. Ayet; (Yahudi ve Hristiyanlara ait bir kuruntunun düzeltilmesinden sonra tekrar geçmişe dönersek, Ey İsrâiloğulları!) Hani (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış (sözünüzden dönerseniz başınıza ne geleceğini göstermek için) Tûr dağını da (sanki dev bir balyoz gibi) tepenize dikmiş, size lütfettiğimiz vahye sımsıkı sarılır, ondaki emirlere uyun ve böylece kendinizi azaptan koruyun” (demiştik.)

64. Ayet; Fakat siz çok geçmeden bu sözünüzde döndünüz. Eğer Allah size lütfedip acımasaydı, (çoktan) helak ve hüsrana uğrardınız.

(Musa ve Harun peygamberin ardından gelen Davud peygamber zamanında sizden cumartesi günü işi gücü bırakıp o günü ibadete ayırmanız, istenmişti.)

65. Ayet; (Buna rağmen) İçinizden (bulduklarıyla yetinmedikleri için) Cumartesi yasağını çiğneyenleri pekâlâ bilirsiniz, onlara: (hile yapmada, açgözlülükte ve maskaralıkta kendilerini geçtiğiniz) Sefil maymunlar (gibi) olun demiştik.

66. Ayet; (Belki fiziki olarak maymun olmadılar ama insanlık noktasında maymundan beter oldular. (Ayrıca Kur’an Cuma sûresi 5. Ayette de “kitap yüklü eşeklere” benzettiği gibi, bu ayette de açgözlü muhteris tipleri “sefil maymunlara” benzetiyor.) Biz onlar ın  bu sefil durumunu hem o zamandakilere hem de sonradan geleceklere bir ibret takva sahipleri için de bir öğüt vesilesi kıldık.

67. Ayet; (Yine bir vakit) Mûsâ kavmine; Allah bir inek kemenizi emrediyor, demişti de (onlar bu emri ciddiye almadıkları gibi peygamberlerine saygısızlık yaparak) “Bizimle alay mı ediyorsun? (Böyle kutsal bir ineği nasıl keseriz) demişlerdi. O da: (Rabbimiarn emirleri karşısında gayri ciddi davranak) Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım, demişti.

68. Ayet: (Onla işi yokuşa sürere: ) “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir inek olduğunu bize açklasın” dediler. Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, bu ikisi arasında (orta yaşta) bir inektir. Haydi, (daha fazla geciktirmeyip) size emredilen işi yapın.”

69: Ayet: (Kesilmesi istenen ineğin Allah’ın razı olmadığı bütün süfli arzuların sembolü olduğunu anlamamakta ısrar eden kavmi) Bu defa (da, Musa’ya) “Bizim için Rabbine dua et, bize onun rengini (tam olarak) açıklasın” dediler. (Musa şöyle dedi: ) “Allah buyuruyor ki: O sarı renkli, parlak tüylü, bakanların içini açan bir inektir” dedi.

(Kavmi ayrıntılara dalıp, emr-i ilahideki asıl hikmetleri anlamamada ısrar ederek soruları ile Musa’nın sabrını zorlamamaya devam ediyordu.)

70. Ayet: (Bu defa da şöyle dediler.) “Bizim için Rabbine dua et” de onun nasıl bir inek olduğu hakkında bize daha açık ve daha fazla bilgi versin. Çünkü bu inek (kurban etme meselesi) kafamızı karıştırdı (hem bu nitelikleri taşıyan pek çok inek var ve hepsi de birbirine benziyor.) Ama Allah dilerse elbette doğruyu buluruz” dediler.

71. Ayet: (Musa) Dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, çift sürmeyen, ekin sulamayan, (her yerde) serbest dolaşan, renginde hiç alacası bulunmayan (kısaca bütün bu özellikleri ile tam da Mısırlılarca kutsal sayılan özellikleri üzerinde taşıyan) bir inektir. (Kavmu daha fazla itirazın kendilerini helak a sürükleyeceğini anlamıştı. O yüzden “ Hah) İşte şimdi oldu” dediler ve bunun üzerine (tarife uygun olan ineği bulup) kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.

72. Ayet: (İnek kesme emrinin arkasında şöyle bir hadise vardı) Hani siz (İsrâiloğullarından babası zengin) bir kişiyi öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. Halbu ki (atışmanıza gerek yoktu. Murad-I İlahi ineğin kesilme emrini vermekle Tevrat’taki bir yasayı işletmek istiyordu. O yasa gereğince izin bir inek kesmeniz, olayın gerçekleştiği yere en yakın yerleşim yerindeki insanların da bu kesilen inek üzerinde ellerini yıkayıp “Bu cinayetle ilgimiz yok” diyerek yemin etmesi gerekiyordu. Böyece) Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı. (Bunun için de: )

73. Ayet: “Haydi, şimdi (öldürülen) kişiye (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun” dedik (Denileni yapınca ölü mucizevi bir şekilde geçici olarak dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.

 

SONUÇ OLARAK

İşlenen bu cinayetin sarı ineğin kemiğini ölüye dokunulması ve dirilmesi hadisesi ile ölünü anlık dirilip hadiseyi anlatması mucizesi… Burada bir sır var. Bakara Suresi ahlak, yaşayış, fıkıh, namaz ve İslâmi bir sürü konuyu anlatasına rağmen isminin Bakara olmasının hikmeti ve sırrı nedir?

Bakara Suresi Kur’an’ın 1/12 sini oluşturur. İman, ibadet, ahlak, İslâm’da kıyas, vasiyet, oruç, namaz, hac, umre, içki, kumar, sadaka, yemin, evlenme, boşanma, emzirme, nafaka, faiz, alışveriş ve borç alıp verme ile ilgili hükümler bulunmakla beraber sadece 5 ayetten oluşan cinayet hadisesi ile ilgili olaydan (inek) isimi olan Bakara ismini alması sizce ayrı bir sır değil mi?

Burada görmemiz gereken bir sır var… Bir işaret var! Bakmamız isteniyor. Kur’an-ı Kerim bir şeyi peygambere verilen bir mucize olarak anlattı ise o şeyin arkasında Allah c.c. nün bir yaratım kanunu vardır. O kanunu bulursan muhteşem bir icada imza atmış olursun. Kur’an boşu boşuna bir hadiseyi anlatmaz. Allah abes ile iştigal etmez!.. Kur’an geçmiş kavimlerin masalları değil ki, o devirde yaşayan bir hadiseyi anlattıysa her yüzyılda o hadiseden çıkarılacak bir ders vardır. Belki o inekten elde edilecek bir şey, bir sıvı, ya da bir serum cinayete kurban olan cesede verilecek olursa tıpkı peygamber mucizesinde olduğu gibi kendisini öldüren kişiyi anlatacak kadar kısa bir süre canlanacaktır. Evet canlanmak belki kişinin tekrar hayata dönmesi ve dönmeden uzuvlarının hadiseyi anlatması da olabilir.

Yapılan araştırmalarda özel bir hayvandaki oksitosin ve hormanal salgılarından verilebilirse, e azından cinayeti kimin işlediğini söyleyecek kadar beyin fonksiyonları canlanabilir olasılığı şimdilerde düşünülmektedir.

Bunların dışında zeytin yaprağı ve gülsuyu ilede ilgili müthiş sırlar mevcut. Nichola Tesla’nın gülün kokusunun ilaç olarak olabileceği gibi, zeytin yağı  ve su hakkında araştırmalardan bahseder.

 

Hz. Gâybi...